Kategoriler :
Son Yazılanlar
<
Sitemizde Googledan kaynaklanan bir sorun çıkmıştır.
yeni alanımız
http://turkiyegercekleri.wordpress.com/
meşhur masonlar...
SİYÂSİLER,SİNEMA-TİYATRO,TELEVİZYON,EĞLENCE,SANAYİCİ,İŞADAMI... Ve Daha Fazlası
Dersim Çarpıtması
Dersim'de meydana gelen isyan istismar edilmektedir. Bazı kimliksizler (sözüm meclisten dışarı) Alevileri Atatürk'ten ve Türk Ulusu'ndan koparmak için binbir türlü yollara başvurmaktadırlar. Neymiş, güya Atatürk Dersim'de Alevi katliamına sebep olmuş, Alevilere soykırım uygulamış, Alevileri ezmek ve yoketmek için Dersim'de Alevi avına çıkmış... vs vs." Yani üstü kapalı, çok sinsi bir şekilde "Atatürk Alevi katilidir" demeye çalışıyorlar. Ne diyelim buna: Allah bizleri cahillerden korusun. Çünkü cahil, cahilliğinin farkında değildir!
1937 ve 1938'de Dersim'de kimse kimseyi sırf Alevi olduğu için öldürmedi. Atatürk böyle birşeye hiç izin verirmiydi? Atatürk bu isyanı bastırırken izlediği tavır Alevileri ezmek tavrı değil, bir aşiret ayaklanmasını bastırmak tavrıydı. Biraz mantıklı düşünelim; Dersim o zamanlar Alevi olmayanlardan oluşsaydı Atatürk bu isyana seyirci mi kalacaktı? Elbetteki hayır. Bu soruya "evet, Dersim o zamanlar gayri-Alevilerden oluşsaydı Atatürk müdahele etmezdi" şeklinde cevap verenler harbiden beyinsiz kör cahil ahmaklardır ve kendilerine sormak gerekir: Menemen olayı aynı şiddetle bastırılmadı mı? Şeyh Sait isyanı aynı şiddetle bastırılmadı mı? Ağrı isyanı aynı şiddetle bastırılmadı mı? "Dersim'de Alevi katliamı yapıldı" diyen zihniyet, aynı mantık çerçevesinde Şeyh Sait isyanı hakkında "Sünni katliamı yapıldı" diyebilecek mi? Bu ne perhiz? Bu ne lahana turşusu? Atatürk gibi otoriter bir devlet adamı herhalde çıkarılan isyanları davul zurnayla karşılayacak değildi. Dersim ve Şeyh Sait isyanları irdelendiğinde ve göz önüne alındığında. Atatürk'te devrimlerine karşı gelen, kendi iktidarını tanımayıp tehdit eden her güç ve mihraka yaptığının aynısını ve bunların diğerlerine göre daha tehlikeli ve riskli olduğunun bilinciyle hatta bunu bir savaş olarak algılayarak belkide en sert ve tesirli bir şekilde bu olaylara müdahaleden kaçınmamıştır. Yaşadığı devri, bulunduğu psikolojiyi dikkate alırsak herhalde daha sağlıklı bir yorum getirebiliriz kanaatindeyim.
Aleviler, Kurtuluş Savaşına tam destek vermiş ve daima Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında yer almışlardır. Tabi Atamız aynı zamanda çalışmalarını Alevilerle ortak yürütmüştü, önemli ve stratejik noktalara bu güven duyduğu kişileri getirmişti. Bir kaç örnek vermek gerekirse: Cemalettin Efendi'yi (Kırşehir Milletvekili) TBMM başkanvekilliğine getirmişti. Hüsamettin Ertürk'ü, şimdiki adı MİT (Millî İstihbarat Teşkilâtı) olan Teşkilât-ı Mahsusa'nın başına getirmişti. Alevi-Bektaşi büyüğü doktor Ragıp Evrensel'i özel doktorluğuna getirmişti. Ali Naci Baykal'ı ise PTT gizli şifre amirliğine getirmişti, vs vs. Şahkulu Dergâhı'nın postnişlerinden Topal Tevfik Baba, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu istihbarat teşkilâtı olan Müdafa-i Milliye Teşkilâtı'nda görev yapmıştı. Kurtuluş Savaşı yıllarında 6 milyonluk Alevi kitlenin önderi Cemalettin Çelebi, Atatürk'ün başkanlığındaki ilk Meclis'te başkanvekili oldu. Atatürk savaşla ilgili tüm gelişmeleri Hacı Bektaş Dergâhı'na hemen bildiriyordu. Madem Atatürk Alevi avına çıkmıştı, neden stratejik noktalara Alevileri getiriyordu? Madem Atatürk Alevi avına çıkmıştı ve Alevilerle bir problemi vardı, benzer olayların Alevilerin yoğun yaşadığı diğer bölgelerde de görülmesi gerekmez miydi? Yoksa Atatürk Dersim'de yaşamayan Alevileri katletmeyi unutmuş da bizim mi haberimiz yok?
Bu konuya duygusal yaklaşıp duygu sömürüsü yapmanın manası yok. Dersim isyanı bir aşiret ayaklanmasıydı. Alevi hakları savunuculuğu ile uzaktan yakından alâkası yoktu. Seyyit Rıza'nın davası kendi feodal düzenini koruma davasından ibaretti ve kendi önderliğindeki ayaklanmaya Dersim aşiretlerinin çoğu destek vermemişti, bilakis Atatürk'ü desteklemişlerdi. Dersim olayı söz konusu olurken, bazı çok bilmişler bunu sanki Alevilerin Cumhuriyete karşı bir başkaldırısıymış gibi algılayıp Alevileri kendi menfaatleri için kullanıyorlar. Oysa bilmekteyiz ki Alevi toplumu, Atatürk'e ve Cumhuriyetin kurulmasına, yukarıda belirttiğim gibi (Dersim ve Koçgiri'den hariç) yüzde 100 destek vermiştir. Dersim isyanı hakkında yorum yapacaksak öncelikle Dersim tarihine bakmak gerek. Dersim bölgesi yaklaşık 400 yıldır bağımsız yaşamış. Dersim, Osmanlı'da özerk bir bölgeydi, bağımsız bir eyaletti. Dersim'in yönetimi ağaların elindeydi ve ağalar Cumhuriyet yönetiminin otoritesini kabûl etmemekte direniyordu. Üstelik Dersim halkı ağaların yönetim biçiminden memnun değildi. Her ağanın kendi özel hapishanesi olduğunu, insanları orda cezalandırdıklarını, çok diktatör davrandıklarını, zaman zaman ağa yada aşiret reisleri birbirlerinin atlarını/hayvanlarını çaldıklarını, yaktıklarını, sattıklarını, kısaca dağ kanunu dediğimiz kuralların Dersim'de geçerli olduğunu görüyoruz. Hayvancılık yaparak geçinenler hayvanlarının bir bölümünü ağaya vermek zorundaydı. Dersim halkı, ağalar ve aşiret reisleri tarafından bilerek cahil bırakılmıştı. Acaba neden? Halkın feodal sisteme karşı çıkacağı korkusuyla bölgeye okul, eğitim, kültür hizmeti verilmemişti. Yani Dersim'de Cumhuriyetin getirdiği ilkelerden daha ileri bir yönetim olsa ve Cumhuriyet yönetimi de bazı hakları almaya kalksa, ozaman insan düşünebilir, ve diyebilir ki: acaba var olan hakları Cumhuriyet yönetimi Dersimlilerin elinden alıyor muydu?
(Ne hikmetse kendilerini "demokrat" ve "özgürlükçü" olarak tanımlayanlar, Dersim'deki ağaların kapheliklerine seslerini çıkaramıyorlar. Hay Allah, neden acaba diye sormadan edemiyor insan...)
http://www.aleviforumlari.com/sozde-dersim-katliami-t6101.html?s=3caa7d4e4042144970ac399e6b731d9c&
14/11/2008 | Kategori:
Sozde Dersim Katliami
|
Yorum (
3
)
Yorum yaz!
Baglanti

<